Kuşluk vaktini sevin buyurmaz mı Kuvvacı Fikri
bir gün? O gün
kurudu suyu günbatımı rakılarının.
Elyevm zeytinin ezildi ruhu bir tuhaf çekirdek üstünde
de, içini yalmavuz ecinniler bastı bastı ezinenin.
Olup olup bitmezken bunların envai çeşit türü, günler günü
bir gün Kuvvacının nuru çerkez karı kayıp kırdı çarşıda leğenini.
Yattı boydan boya -havvanın olmasın varsın- ademin çamurunda
oysa kuşluk vakti çıkmıştı yazık hamamdan boydan boya yunup bir güzel
boydan boya yatası Kuvvacınan, de işte olmadı.
Olmadı Çerkezin çocuğu çocuğu dolayısıyla olmadı Kuvvacının
boydan boya kırık leğenden yatsa yatsa bile boydan boya
hangi kuşluk vakti, rakısız elbet çünkü etmez fark olsa da rakılı.
Günbatımı rakısı! Ey! Nelere kadirsin, fikrisin, çerkezsin bile,
belki tatar. Keşke tatar hem de özellikle.
Kuvveden fiile derler değildir emme öyle.
Belki hem de
Kuvvadan Fikre, Fikriye
olsadır acep?
Thursday, October 21, 2010
Wednesday, October 20, 2010
Küstükür
Errefin kınçı çaka çuka çırtınır dururdu.
Elindeki araka hiç mi hiç olmazdı salçalı şöyle ekmek atmalık, gömleğine sıçratmalık artı pilav ve artı cacık tabii ki yemek. Öğlene veya akşama ya da veyahut sahurda.
Niye şaştırdınız e mirim? Genilip ürkülünç zıprattırank ?
Ya havle turbaşank.
Ooo, hoooo,hooo.
Nooo. Xmas, michaelmas.
Ve dahi Necdet Elmas.
Türkiyenin ve Balkanların ilk gansteri.
İşte bu, işte böyle.
Hadi sen de söyle.
Elindeki araka hiç mi hiç olmazdı salçalı şöyle ekmek atmalık, gömleğine sıçratmalık artı pilav ve artı cacık tabii ki yemek. Öğlene veya akşama ya da veyahut sahurda.
Niye şaştırdınız e mirim? Genilip ürkülünç zıprattırank ?
Ya havle turbaşank.
Ooo, hoooo,hooo.
Nooo. Xmas, michaelmas.
Ve dahi Necdet Elmas.
Türkiyenin ve Balkanların ilk gansteri.
İşte bu, işte böyle.
Hadi sen de söyle.
Merih
Kızıl kaşlarını pardon taşlarını çatırdatarak baktı ve
"Ayaklarını sürüyorsun ve ay tozlarını kaldırıyosun" dedi.
Merih Mars olalı böyle tırsmamıştı.
"Ayaklarını sürüyorsun ve ay tozlarını kaldırıyosun" dedi.
Merih Mars olalı böyle tırsmamıştı.
20 Haziran 2010 Eskişehir 0714
...dediğin an
telaffuz edeceksin bizi
kumsalda bulup bak
yoksa ne altından kalkacağı var kimselerin,
yoksa olmaz hiç işim seninle.
İstersen bak güzel kızım
konuşsun arkamdan kukumavlar,
hedi hödü fisi kos.
Ne çok saymak istersen
onca emek verilecek
Dinlenmeyi teklif eder misin
lütfen küçük motifler halinde
Ah işte gönül bu
Selçukludan bu yana
iki çeşmi iki çeşme.
telaffuz edeceksin bizi
kumsalda bulup bak
yoksa ne altından kalkacağı var kimselerin,
yoksa olmaz hiç işim seninle.
İstersen bak güzel kızım
konuşsun arkamdan kukumavlar,
hedi hödü fisi kos.
Ne çok saymak istersen
onca emek verilecek
Dinlenmeyi teklif eder misin
lütfen küçük motifler halinde
Ah işte gönül bu
Selçukludan bu yana
iki çeşmi iki çeşme.
Tuesday, October 12, 2010
Monday, October 11, 2010
Thursday, December 18, 2008
Tozut
- Vay canına! Ne yapmışsın sen böylee?
- Mütemadiyen kafamın içinde vınlıyor işte şu sesler, uğultular...
Taş kırıyor yok kırmıyor sürtüyor birbirine, bir taşı yeşilimsi bir başka taşa o da yeşilimsi gıcır gıcır gıcır gıcır gıcır gıcır gıcır gıcır
gıcır birileri durmadan. Toz da oluyordur taşı taşa sürttükçe sürttükçe sürttükçe. Nereye peki o toz gidiyor, ufff!
- Mütemadiyen kafamın içinde vınlıyor işte şu sesler, uğultular...
Taş kırıyor yok kırmıyor sürtüyor birbirine, bir taşı yeşilimsi bir başka taşa o da yeşilimsi gıcır gıcır gıcır gıcır gıcır gıcır gıcır gıcır
gıcır birileri durmadan. Toz da oluyordur taşı taşa sürttükçe sürttükçe sürttükçe. Nereye peki o toz gidiyor, ufff!
Subscribe to:
Posts (Atom)