Bu bir ünlem, mealen,
her sapakta ağır ve aksak
kapaklansak
yasak bir soru sorsak
gözlerinizden bari uçursak
bir kadim merak,
bir derin firak,
tek tek desek,
ne diyeceksek
iki soluk, bir nefes hiç değilse
dinlensek, denesek yani
yine de bir ünlem işte.
Bir ünlem. Mealen.
Monday, April 27, 2015
Thursday, April 23, 2015
İz ve üz
Sen ol ortağı sırrın
sırala ve sıralan
ve sırra kadem bas
gün batmadan
ve doğmadan güneş
ne iz bırak ne üz
ardından.
sırala ve sıralan
ve sırra kadem bas
gün batmadan
ve doğmadan güneş
ne iz bırak ne üz
ardından.
Tuesday, April 21, 2015
Hünk
Tıvlatır hemi ücra köşelerde hem diger
hünkar bozuntusunun sıçmıkları
hünk halkolmuş hınk dizilmiş ucûbeler.
Eşref bir saat kalksa yerinden,
bir saatte kim bilir
neler çarpar suratlarına
lakin
tınmaz bunlar anlamaz
altadam taslaklarıdır.
Monday, March 23, 2015
Sunday, February 8, 2015
Aniden
Pat diye aniden
ama çıt çıkarmadan
çekip gidersen bir gün
her şey öyle kalıverecek
ellemeyeceğim ben de
toz birikmese zamanla örneğin
kararmasa hava
hiçbir şey fark etmeyecek yokluğunu
eşya duymayacak
bir an önce vardın yoksun bir sonra
Pat diye birden
ama çıt çıkarmadan
çekip gidersem bir gün
çekip bir gün gidersem
bir gün gidersem çekip
her şey öyle mi kalıverecek
yokluğum hiç mi fark etmeyecek
toz biriktirmeyecek mi eşya
kararmayacak mı hava
bir vardım bir yoktum
masaldım ben öyküydüm
ellemeyin siz de.
ama çıt çıkarmadan
çekip gidersen bir gün
her şey öyle kalıverecek
ellemeyeceğim ben de
toz birikmese zamanla örneğin
kararmasa hava
hiçbir şey fark etmeyecek yokluğunu
eşya duymayacak
bir an önce vardın yoksun bir sonra
Pat diye birden
ama çıt çıkarmadan
çekip gidersem bir gün
çekip bir gün gidersem
bir gün gidersem çekip
her şey öyle mi kalıverecek
yokluğum hiç mi fark etmeyecek
toz biriktirmeyecek mi eşya
kararmayacak mı hava
bir vardım bir yoktum
masaldım ben öyküydüm
ellemeyin siz de.
Thursday, February 5, 2015
Saturday, November 29, 2014
İbişler. Makarnalar.
Zaman artıkları.
Gül bahçesinde ibişler.
Tel tel makarna dilekleri.
Ve kandırılmış akşamlar.
Gül bahçesinde ibişler.
Tel tel makarna dilekleri.
Ve kandırılmış akşamlar.
Gülcemal karpuzu
Sonradan gelen karpuzlara bazen iki resim çizerdi bu ikisi.
Biri bir yoncaydı sanki...
Diğeri bir tuhaf yelkenli.
Gülcemal dediler gibime geldi.
Ya da ben uydurdum böyle.
Biri bir yoncaydı sanki...
Diğeri bir tuhaf yelkenli.
Gülcemal dediler gibime geldi.
Ya da ben uydurdum böyle.
Subscribe to:
Posts (Atom)